7 Yıllık Çalışmalara Göre Uyku Düzeni Olmayan Kişiler Kanserden ve Kalp Krizinden Hayatını Kaybedebilir!

Uzmanların, uyku düzeninizi rayınıza oturtmanız gerektiğini gösteren çalışmalarına göre düzensiz uyku süreleri ve zamanları orta yaşlı ve yaşlı yetişkinlerde kanser veya kalp hastalığı nedeniyle ölüm riskini artırabilir. 

Gelin detaylara bir bakalım…?

Kaynak: https://www.livescience.com/health/sl…

Orta yaşlı ve yaşlı yetişkinler üzerinde yedi yıl boyunca yapılan bir araştırmaya göre, uyku düzeni düzensiz olan kişilerin, düzenli uyku düzenine sahip olan kişilere göre kanserden ve kalp hastalığından ölüm riski daha yüksek olması çok olası.

Daha önce yapılan araştırmalar, yetersiz uyku süresinin herhangi bir nedenden ölüm riskini artırabileceğini göstermişti, ancak düzensiz uyku düzeninin benzer şekilde ölüm oranlarını etkileyip etkilemediği belirsizdi.

Ancak ‘medRxiv’e göre, yapılan araştırmalar bunun doğru olduğunu ortaya koydu.

Araştırmanın ortak yazarı olan Avustralya’daki Monash Üniversitesi’nden psikoloji alanında yardımcı doçent Matthew Pase,

“Çalışmamız tüm nedenlere bağlı ölümlerin uyku düzensizliği üzerindeki etkilerini inceleyen en büyük çalışmadır. Uyku düzeninin uyku süresinden bağımsız olarak mortaliteyi etkileyebileceğini gösteriyoruz.”

Çalışmaya, İngiltere’de yaşayan yaklaşık 90 bin kişi dahil edildi. Katılımcılar yaklaşık olarak 40 ila 70 yaşları arasındaydı ve bileklerine hareket takip cihazları takmaları istendi.

Kaydedilen hareket verilerinden ne zaman uyuduklarını veya uyanık olduklarını tahmin etmek için istatistiksel bir model kullanan araştırmacılar, her katılımcı için bir uyku düzenliliği puanı hesapladı.

Bu puan, herhangi iki ardışık gün arasında bir kişinin aynı saatlerde uyanık veya uyku halinde olma olasılığını ifade ediyordu.

Araştırmada, bir grup katılımcı “düşük uyku düzenliliği” olarak puanlandı çünkü iki ardışık gün boyunca aynı saatlerde uyanık veya uyku halinde olma olasılıkları yüzde 41’di.

Bu durum, grupları genel olarak uyku puanlarına göre beşinci yüzdelik dilime yerleştirdi. ‘Ortalama’ uyku düzenliliğine sahip olan katılımcılar ise yüzde 50 diliminde yer alıyorlardı ve ardışık günlerde aynı saatlerde uyuma olasılıkları yüzde 61’di.

Verilerin toplandığı yaklaşık yedi yıl içinde, katılımcılardan 3 bini hayatını kaybetti. Düşük uyku düzenliliği puanlarına sahip olanlar, ortalama puanlara sahip insanlara kıyasla takip dönemi boyunca herhangi bir sebeple ölme olasılıklarında yüzde 46 daha fazla risk taşıyorlardı.

Hayatını kaybedenlerin içinde, yaklaşık iki bin kişi kanserden ve 616 kişi kardiyovasküler hastalıktan öldü.

Düşük uyku düzenliliği puanına sahip olan kişiler, ortalama puanlara sahip kişilere kıyasla kanserden ölme olasılıklarında yüzde 33 daha fazla risk taşıyorlardı; kardiyovasküler hastalıktan ölme olasılıklarında ise yüzde 73 daha fazla risk taşıyorlardı.

(Bir ‘yüksek’ uyku düzenliliği puanına sahip üçüncü bir grup da genel olarak ölüm riski ve özellikle kanser ve kalp hastalığına bağlı ölüm riski bakımından ortalamanın biraz altında bir şansa sahipti, ancak riskleri ‘ortalama’ grubundan büyük oranda farklı değildi.)

Analiz, katılımcıların yaş, etnik grup, cinsiyet, sigara içme durumu, diyabet, mevcut kalp rahatsızlıkları ve kanser durumları, eğitim düzeyi, gelir ve ortalama olarak uyku süreleri gibi farklılıklarını dikkate aldı.

Pase: 

‘Uyku ve uyanıklık zamanlarında yaşanan değişiklikler, doku onarımı ve metabolizma gibi vücut süreçlerini bozabilir, bu da kronik hastalık riskini artırabilir. Bununla birlikte, kanser ve kardiyovasküler hastalığın gelişimine katkıda bulunan vücuttaki değişikliklerin, uyku düzenliliğinde gözlenen farklılıklara yol açmış olabileceği de mümkündür. Ancak verilere dayanarak takımın düzensiz uyku düzenlerinin doğrudan ölümcül hastalık oranlarını artırıp artırmadığını veya tersine etkileyip etkilemediğini henüz net olarak belirlenemez.’

Çalışmadaki bir başka kısıtlayıcı etken, araştırmacıların uyku ve uyanıklık zamanlarını tahmin etmek için yalnızca hareket verilerini kullanmaktı.

Bu nedenle ekip insanların gerçekten uyudukları zamanı ve nispeten hareketsiz yattıkları zamanı tam anlamıyla ayırt edemedi.

Pase:

‘Ölçümlerimizin doğruluğunu daha da artırabilseydik, daha da güçlü bir etki görebilirdik.’ 

Peki düzensiz uykular nasıl düzene girebilir?

Uyku bozukluklarıyla ilgilenen Dr. Johan Meurling, düzenli uyku için birkaç ipucu öneriyor: 

  • Hafta içi ve hafta sonu aynı saatte uyanmak için bir alarm kurmak

  • Gündüzleri uyumamak  

  • Yatakta sosyal medyada gezinmek gibi alışkanlıklardan kaçınmak 

  • Gün içinde egzersiz yapmak ancak uyku vaktinden birkaç saat önce yapmamak 

  • Öğleden sonra 3’ten sonra kafein tüketiminden kaçınmak.

“İçsel biyolojik saatlerinize göre hareket edin.”

‘Kendi içsel ritminize uygun bir program oluşturarak düzenli uyku sağlamak size yardımcı olacaktır.’

Sizler düzenli bir uyku düzeni için neler yapıyorsunuz? Yorumlarda buluşalım…?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx