Feyza Civelek: “İki ayda 21 kilo verdim”

Akşam Gazetesi’nden Yeliz Coşkun’un röportajı…

Sol Yanım projesine sizi çeken ne oldu?

Sol Yanım dizisinin senaryosunu ilk okuduğumda hikayedeki masum aşkın tüm koşullara rağmen, her şeye karşı duruyor olması; tek tek tüm karakterlerin öykülerinde bulunan gerçek hayatta yanı başımızda duran insanlarda rastlayabileceğimiz türden detaylar benim çok ilgimi çekti. İzleyicinin kolaylıkla empati kurabileceği bir yapım olacağını düşündüğümden de heyecan içinde kabul ettim.

Karakterinizden bahseder misiniz?

Sivri, hırslı ve biraz da çılgın biri Nazlım. Varoşlarda büyümüş ve bu hayattan kurtulmak için her yolun mübah olduğuna inanıyor. Hayatını değiştirme arzusu ise kurnazlık yönünü geliştirmiş. Her olayın içine kendisine avantaj sağlayacak bir plan katma gayretinde. İlerleyen bölümlerde izleyiciyi şok edecek hamleleriyle yine ortalığı karıştırıyor olacak. Onun bu tekinsizliğini oynayabiliyor olmak çok keyifli.

Nazlım rolü için özel bir hazırlık sürecinden geçtiniz mi?

Dizi başlayana kadar tabir-i caizse Nazlım karakteriyle yatıp onunla kalktığımı söyleyebilirim. Sürekli kafamda bir empati durumu oluşturdum. Kendimi onun yerine koydum, olaylara vereceği tepkileri, kuracağı cümleleri hayal etmek için çabaladım. Giyim tarzı, imajı nasıl olmalı diye çevremdekilerle fikir alışverişinde bulundum. Ve sonunda ortaya bu asi kızı çıkarabildik. Gelen tepkilerden gerçekten çok memnunum.

Nazlım’ı izleyenleri neler bekliyor?

Nazlım insanların duygu durumlarını çok değiştirecek bir karakter. Ekran başındakiler kimi zaman ona kızıp sinir küpüne dönmüşken, birden acıyarak onu sahiplendiklerini de görebilir. Deli dolu halleriyle kahkaha da attırabilir, duygusallığıyla gözyaşı da döktürebilir. Her duyguya uygun bir rengi var Nazlım’ın.

“ANNEMLE SEKTÖR MUHABBETİNİ SEVİYORUM”

Dizinin senaristi anneniz Melis Civelek. Annenizin senarist olmasının avantaj veya dezavantajları var mı?

En büyük avantajım bu sektör içinde büyümüş olmak herhalde. İşin mutfağına da hakim olmak önemliydi ve her adımın ne kadar emek gerektirdiği konusunda net bir şekilde fikir sahibi oldum. Genelde beraberken kendi işimizden pek konuşmayız ama birlikte sektör muhabbeti yapmak her zaman çok eğlenceli oluyor. Annemin senarist olmasının dezavantajını yaşamadım. Aynı evde, aynı sektörün farklı dallarında çalışan eminim birçok insan vardır. Bizde de durum aynen böyle diyebiliriz.

“ÖNCE BEYNİMDE BİTİRDİM”

İki ay gibi kısa bir sürede 21 kilo verdiniz. Bu süreç nasıl başladı, nasıl devam etti? Deneyimlerinizi paylaşır mısınız?

Her şey gibi bunun planlamasını da önce beynimde bitirdim. Uzun bir süredir aynaya baktığımda gördüğüm kişi, beni mutsuz ediyordu ve artık bununla yaşamamaya karar verdim. Yeni bir diziye başlayacak olmam tabii ki beni motive eden etkenlerden biri oldu. Ama en önemlisi insanın kendinden hoşnut olması. Ben bu duyguyu kaybetmiştim ve tekrar kazanmaya kararlıydım. Bu bilinçle 79 kilodan 58’e düştüm.

Beslenme ve yaşam standartlarınızda neler değişti?

Şeyda Coşkun ile çalıştım. Sebze ve protein ağırlıklı öğünlerle beslendim. Yaşamımda spora çok az yer veriyordum fakat şu an özellikle yürüyüş vazgeçilmezim oldu. Sağlıklı beslenmek ve düzenli spor yapmaya başlamamın ardından yaşam standardım yükseldi. Sabahları daha mutlu uyanmaya başladım. Kendimi daha dinç hissetmeye ve en önemlisi de disipline olmam konusunda büyük katkısı oldu.

Kiloluyken oyunculuk adına hangi zorlukları yaşadınız?

Çok büyük bir zorluk yaşadım diyemem, bu daha çok kendimle ilgili bir duygu. Kendinden memnun ve emin olursan, bu yaptığın işe de olumlu yansıyor sonuç olarak. Şu an oynadığım Nazlım karakteri, özgüven olarak da, pozitiflik anlamında da Feyza’nın en güzel enerjilerini ortaya koyup çıkardığı bir rol oldu.

Kilolarınız yüzünden vazgeçmek zorunda kaldığınız şeyler oldu mu?

Maddi olarak değil ama manevi olarak mutlaka. Ve manevi anlamdaki mücadelem de, bugünkü kararlılığımın kuvvetini arttırdı.

‘KEŞKE’LERİM İŞİME YARADI

Hiç ‘keşke’ dediniz mi?

Eskiden çok ‘keşke’ demişliğim oldu ve zaman geçince bu keşkelerin bile bana katkısı olduğunu gördüm. Şimdi yaptığım ya da yapmadığım hiçbir şey için keşke demiyorum, biliyorum ki olması gereken oldu. Kendi kişisel gelişimimizde yol kat ettikçe bunu anlıyoruz zaten. Geriye dönüp pişman olmak yerine, ileriye bakıp yol almalıyız.

Sizin gibi cesaret edemeyenlere ne önerirsiniz?

Cesaret edemeyenler, yepyeni bir görüntü ve daha sağlıklı bir yaşamın onlara neler kazandırabileceğini hayal ederlerse inanıyorum ki gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.

Peki hayatınızda neler değişti?

Ben hala aynı benim ama artık çok daha hoşnutum kendimden, daha güvenliyim. Bu özgüven de mutluluk olarak bana geri dönüyor. İş hayatıma tabii ki bir artı getirdi, ekranda gördüğüm Feyza, bana daha fazla keyif veriyor. Özel hayatımda ise sadece beni her halimle sevecek insanlar olduğu için bir değişiklik yaratmadı.

Eski Feyza’nın kurduğu, yeni Feyza’nın gerçekleştirdiği hayaller var mı?

Hayallerimin sonu yok ama sırası var ve eminim hepsi bir gün sırasıyla gerçek olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir