Azerbaycan-İsrail arası diplomatik temaslar

Eldar Hasanoğlu, Azerbaycan-İsrail arasında son dönemde artan diplomatik temasların önemini AA Analiz için 3 soruda kaleme aldı.

İlişkilerin geçmişi nereye dayanıyor?30 Mayıs 2023 tarihinde İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog Azerbaycan’ı ziyaret etti ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile görüştü. Bu ziyaret, Kasım 2020’de zaferle sonuçlanan 2. Karabağ Savaşı’nın ardından iki ülke arasında ivme kazanan ilişkilerin ve diplomatik gelişmelerin, özellikle de 2023’ün başından itibaren yoğun ziyaret trafiğinin zirve noktası olarak değerlendirilebilir. Azerbaycan ve İsrail arasındaki güvenlik, askeri, sağlık, eğitim, ticaret, teknoloji, turizm, ulaşım ve haberleşme, tarım ve hayvancılık gibi alanlarda sıkı işbirliğinin yanı sıra her iki tarafı birleştiren nokta, İran kaynaklı olası tehlikelerle baş etme politikası.

İsrail 1991’de bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan’ı ilk tanıyan ülkelerden biriydi. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler 1992’de başladı, 1993’te İsrail Bakü’de büyükelçilik açtı. Buna karşılık, Azerbaycan hem İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi bazı ülkelerle hem de İran ile ilişkilerinde gözettiği denge politikası dolayısıyla İsrail’de büyükelçilik açmamış, ilişkileri alternatif yöntemler üzerinden sürdürmeyi tercih etmişti. Ancak bu durum ilişkilerin gelişmesine engel olmadığı gibi her iki tarafın birbirinden sağladıkları çıkarlar dolayısıyla giderek daha da perçinlendi. Tarafları birbirine yakınlaştıran sadece ekonomik ve sosyal etkenler olmayıp en önemli faktör karşılıklı stratejik çıkarlar oldu. Ermenistan’a karşı savaş sırasında kullanmak için gelişmiş askeri teknolojilerin temini; Rusya’nın bölgedeki hegemonyasını dengelemek için Batı’daki etkin Yahudi lobisinin gücünden faydalanma gibi etkenler İsrail’i Azerbaycan için elverişli konuma getirdi. Buna karşılık, Azerbaycan’ın zengin enerji kaynaklarına sahip olması ve İran’ın komşusu olması hasebiyle jeopolitik konumu onu İsrail için vazgeçilmez bir ülke konumuna getirdi.

Karabağ zaferinde İsrail’in Azerbaycan’a desteği, ayrıca İran’ın hem savaş sırasında hem de sonraki süreçte Ermenistan’a destekten geri durmaması ve Azerbaycan’a yönelik çeşitli saldırgan söylem ve eylemleri İsrail ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin daha da yakınlaşması için ortam oluşturdu. Aliyev dış politikada dengeleri maharetle gözeterek bu süreçte İsrail’in Türkiye ile ilişkilerinin “limoni” olduğunu göz önüne aldı ve temkinli davrandı. Aliyev önce Türkiye ve İsrail’i barıştırmak için mükerrer girişimde bulundu. İlişkilerin normalleşme seyrine girmesiyle Azerbaycan ile İsrail arasında ilişkiler de ciddi ivme kazandı. 30 yıldır İsrail’de resmi temsilcilik açmayan Azerbaycan Tel Aviv’de Temmuz 2021’de Ticaret Ataşeliği ve Mart 2022’de Turizm Ofisi açtı. Azerbaycan’ın Türkiye ve İsrail ile yakın ilişkilerini sindiremeyen İran’ın, gözdağı vermek amacıyla Ermenistan/Kafan’da başkonsolosluk açmasının ardından Azerbaycan Ekim 2022’de İsrail’de büyükelçilik açma kararı aldı. Mart 2023’te Azerbaycan Büyükelçisi İsrail’de göreve başladı.

Azerbaycan-İsrail arası ziyaretler neyi hedefliyor?2023 ile iki ülke arasında ziyaret trafiği yoğunlaştı. Mart ayının başlarında İsrail İstihbarat Bakanı Gila Gamliel Bakü’yü ziyaret etti. Ay sonunda Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov büyükelçiliğin açılış törenine katılmak için İsrail’e gitti. Nisan ayında ise İsrail Dışişleri Bakanı Eli Cohen Azerbaycan’ı ziyaret etti. Bunlar dışında bazı üst düzey görüşmeler de gerçekleşti. Bu ziyaretler sırasında gündem konuları ve imzalanan anlaşmalar basınla da paylaşıldı. Altyapı oluşturmaya yönelik bu ziyaretler, Herzog’un ziyaretiyle zirve noktasına ulaştı. Ziyaretin amacının iki ülke arasındaki işbirliği ve ilişkileri daha da geliştirmeyi, çeşitlendirmeyi, stratejik bağları güçlendirmeyi hedeflediği ifade edildi.

Devlet yetkilileri ve Bakü’deki bir Yahudi okulunun öğrencileri tarafından karşılanan Herzog, Aliyev tarafından kabul edildi. İkili önce birebir görüştü, daha sonra her iki taraftan heyetlerin katılımı sağlandı. Görüşmede iki ülke arasında sağlık ve tıp eğitimi alanlarında 2023-2028 yılları arasında geliştirilmesi hedeflenen işbirliği üzerine mutabakat imzalandı. İsrail’in kuruluşunun 75. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törene katılımının ardından 31 Mayıs’ta Herzog İsrail’e döndü.

Görüşmenin gündem konularıyla ilgili yapılan resmi açıklamalarda İran ile ilgili gündeme işaret edilmese de her iki ülkenin İran ile ilişkilerindeki sorunlar nedeniyle bu konunun es geçildiği düşünülemez. Nitekim Herzog seyahat öncesi sabah saatlerinde yaptığı sosyal medya paylaşımında Azerbaycan’ın Şii mezhepli bir ülke olduğunu vurgulamakla konuya gönderme yaptı. Yine Bakü’ye varınca havaalanında yaptığı açıklamada, Azerbaycan’ı önemli ve kilit bir ülke olarak niteleyerek tüm tarihi ve sosyal bağların ötesinde İran’ın komşusu olduğunu vurguladı ve İran’ın bölgede barış ve istikrarı bozan faaliyetler yürüttüğünü ve Aliyev ile görüşmesinde bölgede barış ve güvenliğin sağlanması konusunda fikir alışverişinde bulunacağını ifade etti. Bu söylemler, ikili görüşmenin ana gündem maddelerinden birinin İran olduğunu akıllara getiriyor. Herzog’un bu konuda Aliyev’den bazı isteklerde bulunmuş olması doğal olsa da Aliyev’in bu isteklere bakışının bölgede son yıllarda oluşan jeopolitik dengeler doğrultusunda şekilleneceği ifade edilmeli.

Ziyaretlerin Azerbaycan-İran ilişkilerine etkisi ne olur?Konuyla ilgili daha önceki tecrübeler, Aliyev’in bölgesel hassas dengeleri gözettiğini ve kendi ülkesinin yakın ve uzak vadede çıkarlarını esas aldığını ortaya koyuyor. Azerbaycan’ın İran karşıtı faaliyetlerde bulunmak için İsrail’e çeşitli imkanlar sağladığına yönelik İran basınında yıllardır yer alan ithamlar, her defasında Azerbaycan tarafından kesin bir dille reddedildi. Bu konuda en ufak bir kanıtın bulunmadığı için asılsız ve baskı amaçlı olduğu vurgulandı.

2023’te benzer iddialar İsrail muhalif basınında da gündeme getirildi. Azerbaycan’ın askeri operasyonlarda kullanmak üzere İsrail’e havaalanı açmaya hazırlandığı ve Mossad’a İran’ı izlemek için ileri şube kurma izni verdiği içerikli bilgiler yayımlandı. Azerbaycan’ın İsrail Büyükelçisi bu iddiaları kesin bir dille yalanladı ve İran’a karşı saldırıda Azerbaycan’ın İsrail’e topraklarını kullanma izni vermeyeceğini net bir şekilde ifade etti. Bunun öncesinde ve sonrasında da Azerbaycan yönetimi diğer ülkelerle münakaşalarda taraf olmayacağını ve olası saldırılarda asla kendi topraklarını kullandırmayacağını defalarca vurguladı. Bölge jeopolitiği ve konjonktürünü iyi değerlendiren Azerbaycan’ın bu tutumunun ilkeli olduğu, dış politika belirlerken konuları kapsamlı perspektiften ele alarak hassas davrandığı ve güvenilir bir ortak olduğu söylenebilir.

[Doç. Dr. Eldar Hasanoğlu, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinde öğretim üyesidir.]

Makalelerdeki fikirler, yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir